Glisemik indeks nedir? Düşük glisemik indeksli (Gİ) gıdaların yararları nelerdir?

Glisemik indeks nedir? Düşük glisemik indeksli (Gİ) gıdaların yararları nelerdir?: Glisemik indeks (Gİ), herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat  miktarına

Glisemik indeks nedir? Düşük glisemik indeksli (Gİ) gıdaların yararları  nelerdir?

Glisemik indeks nedir? Düşük glisemik indeksli (Gİ) gıdaların yararları nelerdir?

Glisemik indeks (Gİ), herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat 
miktarına göre hesaplanır. Karbonhidrat içeren bir yiyecek kana geçtiğinde, kan 
şekerini yükseltme hızını gösterir. 
Örneğin, 50 gr toz şekerin glisemik indeksi hızlı bir şekilde kan şekerini yük-
selttiği için çok yüksektir ve 100 (yüz) olarak kabul edilir. Diğer karbonhidrat 
içeren yiyeceklerin glisemik indeksleri ise 100 (yüz) üzerinden -100'e (yüze) or-
anla- hesaplanır. Karbonhidrat içeren yiyecekler düşük, orta ve yüksek glisemik 
indeksli olarak üç gruba ayrılır: 
• Yüksek Gİ: 100-70 
• Orta Gİ: 70-50 
• Düşük Gİ: 0-55 
Rafine edilmiş ve işlenmiş hazır yiyeceklerin glisemik indeksleri de şeker gibi 
çok yüksektir ve 100 olarak hesaplanmıştır. 
Fabrikalarda büyük miktarlarda üretilen bütün yiyecekler, uzun süre 
bozulmadan kalabilmeleri için çeşitli işlemlere tabii tutulurlar. Bu tür gıdalar, raf 
ömürleri uzatılmak amacı ile doğal olan faydalı liflerinden, yağlarından ve vit-
aminlerinden endüstriyel işlemlerle arındırılır, böylece kısa sürede bozulmaları 
önlenmiş olur. 
Özgün maddeleri yok edilen yiyeceklere daha sonra damak tadını sağlama 
amacı ile çeşitli suni tatlandırıcılar, gıda katkı maddeleri ve gıda boyaları eklenir. 
Bu işlemleri görmüş yiyecekler ağıza alındığı anda (ağzımızdan emilerek), hızlı 
bir şekilde kan şekerimizi yükseltirler. Ayrıca lifleri (posaları) yok edilmiş 
olduğundan, hazmedilmeleri hızlanmış ve kolaylaşmıştır. Mideden çabucak 
geçerek incebağırsağa ulaşırlar. Uzun bir tüp şeklinde olan incebağırsağın 
başlangıç bölümünden de hemen hazmedilirler ve bağırsağın son bölümüne 
kadar bile ulaşamazlar. Mide ve bağırsaklar kısa süre içinde boşalır.

Mide ve bağırsakların hemen boşalması ile bu organlarda bazı hormonlar sal-
gılanır. Bu hormonlar, mide ve bağırsakların boşalmış olduğunu, sistemde yeterli 
besin ve yakıt kalmadığı mesajını beynimize iletir. Bunun sonucu da acıkma his-
si ve yemek yeme isteğidir. 
Rafine edilmiş ve işlem görmüş hazır yiyeceklerin hazmedilmeleri çok hızlı 
olmaktadır. Bu tür yiyecekler, mide ve bağırsaklardan çok çabuk emilip kan 
şekeri ve insülinimizin hızla yükselmesine neden olur. İnsülin hormonunun aşırı 
bir hızla yükselmesi, kan şekerinin çabucak kullanılmasına ve hızla düşmesine 
neden olur. Reaktif hipoglisemi diye adlandırdığımız bu durum, insülin ve leptin 
direncinin en önemli belirtisidir. Aşırı açlık hissi, mide ezilmesi, huzursuzluk 
gibi rahatsızlıların bir an önce giderilmesi için tatlı, çikolata ve şekerlere veya 
aşırı şekerli içeceklere saldırmamız kaçınılmaz olur. Bu da sık sık yeme ihtiy-
acımızı kamçılayacak ve de bahsetmiş olduğumuz kısır döngüyü başlatarak in-
sülin ve leptin direncinin gelişme ve ilerlemesine neden olacaktır. 
Büyük bir tabak mantı ya da çift kaşarlı bir tost yedikten 2 saat sonra tekrar 
acıkmamızın nedeni, rafine unlarla hazırlanmış bu hazır yiyeceklerin doğal 
sonuçlarıdır. Yüksek glisemik indeksli karbonhidrat içeren yiyecek ve içecekler, 
insülin ve leptin direncini kamçılar. 
Lifi fazla olan ya da posalı yani karbonhidrat oranı düşük yiyeceklerin 
hazmedilmeleri yavaş olduğundan, mide ve incebağırsakta uzun süre kalırlar. Bu 
nedenle, kaba ve doğal lifi fazla olan besinlerin mide ve bağırsaklarımızda hazım 
süresi uzundur. Yiyeceklerin içindeki lif miktarları arttıkça, glisemik indeks 
değerleri azalır. Bu nedenle şekerimiz ve buna paralel olarak insülin hormonu 
yavaş yavaş ve azar azar yükselir. Yemekten 2 saat sonra acıkma hissimiz ortaya 
çıkmaz ya da midemizde ezilme hissetmeyiz. Yiyecekler, oldukça uzun olan in-
cebağırsağın sonuna kadar bağırsakta kalarak hazmedilmeye devam ederler. 
Yiyeceklerin mide ve ince bağırsakta uzun süre kalmaları sonucu, başta leptin 
hormonu olmak üzere, mide ve ince bağırsağın son bölümlerinden salgılanan 
bazı hormonlar, beynimize sistemde yeterli yakıt olduğunu ve henüz herhangi 
bir yiyeceğe ihtiyaç olmadığını iletirler. Yemek yedikten 1-2 saat sonra 
acıkmamamızın ve tokluk hissimizin uzun süre devam etmesinin nedeni, düşük 
glisemik indeksli gıdaların tüketilmesidir. 
Düşük glisemik indeksli yiyeceklerin tüketilmesinin faydalarını şöyle sıralay-
abiliriz:• Tokluk hissimiz uzun sürer, acıkmayız ve canımız sık sık bir şeyler yemek 
istemez. Tatlı, çikolata ve şekere hücum etmeyiz. 
• Kan şekerimizde ani iniş çıkışlar olmadığından, şeker ve tatlı arzu etmeyiz. 
Reaktif hipoglisemi sonucu ortaya çıkan, açlık, halsizlik, yorgunluk ve sinirlilik 
halleri oluşmaz. Yemek yedikten 1-2 saat sonra gelişen hipoglisemi nöbetleri ön-
lenir. 
• Düşük glisemik indeksli bütün yiyecekler (sağlıklı karbonhidratlar), uzun 
süre tokluk hissi verirler.-20-
 Bu süre içinde leptin hormonu salgılanacağından, 
ihtiyacımız olan enerji depolanmış yağlarımızdan sağlanmış olur. Dolayısı ile 
kendi depo yağlarımızın ara öğün olarak kullanılmasına fırsat vermiş oluruz. Bu 
nedenle sağlıklı bir şekilde kilo vermek mümkün olur ve verilen kilolar birkaç 
ay sonra geri alınmaz! 
• TİP I ve TİP II şeker (diyabet) hastaları, düşük glisemik indeksli yiyeceklerle beslendikleri ve ekmek yemedikleri zaman, kan şekeri kontrolleri daha kolay ve sağlıklı şekilde sağlanır Şeker hastalarının aşırı kilo almaları önlenir ve 
insülin ihtiyaçları giderek azalır. Bu şekilde şeker hastalarında görülen komp-
likasyonların birçoğu önlenir ve azalır.

Tags:

leptin nedir,şeker isteme,Glisemik indeks nedir,düşük Glisemik indeks ,diet menu, diet yemaklari, diet program, diet resepti, diet coreyi, diet plan, dieta menyusu, sağlıklı diyet listesi, sağiklh diyet yemekleri, sağlikli diyet nasıl yapılır, sağlklı diyet tarifleri, sağlıklı diyet kahvaltı, sağlıklı diyet nasıl olmalı, sağlıklı diyet tatlıları, sağlıklı diyet atıştırmalıklar, diyet tarifleri, diyet tarifleri tatl, diyet tarifleri kahvaltı, diyet tarifleri yemek, diyet tarifleri kitabı, diyet tarifleri ve kalorileri, diyet tarifler diyetisyen, diyet tarifleri onedio,

Reaksiya nədir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0